ENG SUB《陈情令 The Untamed》EP49——主演:肖战、王一博、孟子义

ENG SUB《陈情令 The Untamed》EP49——主演:肖战、王一博、孟子义

SUBTITLE'S INFO:

Language: Turkish

Type: Human

Number of phrases: 416

Number of words: 1254

Number of symbols: 7639

DOWNLOAD SUBTITLES:

DOWNLOAD AUDIO AND VIDEO:

SUBTITLES:

Subtitles prepared by human
01:56
Yabani 49. Bölüm Abi. Birbirimizi yıllardır tanıyoruz. Ne söylenirse söylensin, sana karşı nasıldım biliyorsun. Artık majesteleri konumunu terk ediyorum. Karanlık Kaplan Tılsımı'nı da teslim ettim. Bu geceden sonra Dongying'e gidip ömür boyu geri gelmeyeceğim. Bunların hatrına, bana bir şans ver lütfen. Lider Jin. Mezar Tepesi'ni kuşatmak için inat ettiğin zaman sana söylemiştim bana bir daha abi deme. Abi. Mezar Tepesi'nde bir anlık gaflete düştüm büyük bir hataydı. Ama geri dönüşüm yoktu. Ne demek geri dönüşün yoktu? - Sen... - Abi. Onunla fazla konuşma. Evet, Zewu Jun. Unuttun mu az önce Lider Jiang'a dediklerini? Onunla konuşma. Abi, dediklerimin hepsi gerçek. Bir mektup aldım. Ne mektubu? Tehdit mektubu. Mektupta
04:33
yaptıklarımın yedi gün sonra ortaya çıkacağı yazıyordu. Ya özür dileyip kendimi intihar edecektim, ya da ölüm günümü bekleyecektim. O yüzden öncesinde bütün aileleri toplayıp Mezar Tepesi'ni kuşattın. Yedi gün sonra, karşı taraf gerçekten kirli çamaşırlarını her tarafa yaysaydı da, kuşatmadan sonra etkisini yitirecekti, değil mi? Bunun için olsa bile, sonuna kadar gidip cinayet işleyemezsin. Böyle yaparak... Ne yapabilirdim? Sırlarımın açığa çıkmasını bekleseydim de, söylentiler çığ gibi büyüse miydi? Bütün ailelere espiri konusu olmayı bekleyip herkesin önünde diz çöküp özür mü dileseydim? Kılıcımı ayaklarının altına bırakıp merhamet mi dilenseydim? Abi, üçüncü bir yol yoktu. Onlar ölmeseydi ben ölecektim. Bunların hepsi senin yüzünden değil mi? Daha önce o kadar kötü işe karışmasaydın, nasıl onların eline düşebilirdin? Yaptığım şeyleri inkar etmiyorum… İnkar edemezsin. Sen... Başka şansım olsaydı bunları yapar mıydım? Abi, bana biraz bile inanmıyor musun?
06:15
Sana birkaç soru soracağım. Bana tek tek söyleyceksin. Abi! Wangji, ne yaptığımı biliyorum. Oyun çeviremez. İlki, kardeşin, Qin Su, ikinizin arasındaki ilişkiyi biliyordun neden onunla evlendin? Gerçekten başka seçeneğim yoktu. Abi, onunla evlenmezsem olmazdı. Nasıl başka şansın olmaz? Bu senin evliliğin! Seni tüm kalbiyle seven saygı duyan, küçük görmeyen kadını mahvetmektense evlenmemen daha iyi değil miydi? Abi, ben onu gerçekten sevmedim mi yani? Evet, bu benim evliliğimdi. Ama evlenmeyeceğim demekle bir şey değişir miydi? Saflığının da bir sınırı olmalı. O kadar çaba sarf edip, Qin Cangye'ye evlilik isteğimi kabul ettirmişken evlilik o kadar yakınken, Zorla Jin Guangshan ve Qin Cangye'yi memnun etmişken birden nişanı bozsaydım hangi sebeple onlara gidip açıklayacaktım? Abi, her şeyin
08:43
mükkemmel gittiğini sanırken hanımefendi Qin gizlice gelip bana her şeyi anlattığında nasıl hissettiğimi biliyor musun? Bir yıldırım gelip içimden geçseydi de bu kadar korkunç olmazdı! Neden Jin Guangshan'a gitmeyip gizlice benden istediğini biliyor musun? Ona tecavüz edittiği için! Benim o mükemmel babam, yıllardır yanında olan adamın bile karısını rahat bırakmamış. Ne zaman bir kızı olduğunu bile hatırlamıyor. Bunca yıl kendi kocasına bile bu olayı anlatamamış. Birden bire nişanı bozarsam, Jin Guangshan ve Qin Cangye'nin arası bozulurdu. Sonunda iki taraf da memnun olmayınca en çok mahvolacak kişi kimdi? Öyle olsa bile... Başka şansın olmasa bile, onunla evlensen bile, ona soğuk davranabilirdin. Neden onunla... Böyle bir durumda, kimden nefret edeceğimi bilmiyorum. Babaya bile benzemeyen bir babaya mı yoksa alıngan, evhamlı olan kendime mi?
10:24
O yüzden onu öldürdün, babanı. Evet, onu öldürdüm. Öyle bir yöntemle. Evet. en sevdiğin kadını getirdim sana. Bir sürü. Mutlu musun? Yao. İki olayı da itiraf ettiğine göre, başka bir soru sorayım. Ya Jin Zixuan? Kaçamak cevap vermeye çalışma! Söyle bana, Efendi Jin'in ölümünde senin parmağın mı vardı? Jin Zixuan... Ona şans eseri rastlamadığım kesin. Ne yaptın? Ne yaptın? Söyle! Yao. Çabuk, çabuk. Yao, burada ne yapıyorsun? Ne oldu? Hiçbir şey. Yao, yalan söylediğinde gözlerime bakamıyorsun. Çabuk söyle neler oluyor? Yao. Hepsi benim suçum. Bir anlık yokluğumda Zixun birileriyle çıkmış. Nereye gitti? Nereye gitmiş olabilir? Qiongqi yoluna Wei Wuxian'i durdurmaya. Ne? Neden onu durdurmadın? Nereden bilecektim? Sadece dışarı çıkacağını söyledi. Ona engel de olmazdım. Peşlerinden gideceğim. Neden?
14:05
Neden? Neden? Amca, neden böyle yaptın? Söyle bana neden böyle yaptın? Neden? Konuşsana. Neden böyle yaptın? Neden? Neden? Ling, bana neden olduğunu söyleyebilir misin? Söylesene, hep herkese karşı güler yüzlüyüm, ama neden asla karşılığını alamıyorum ama babanın o kibirine rağmen neden herkes onun peşinden gidiyordu? Söyleyebilir misin aynı kişinin oğulları olsak da, baban evde dinlenirken, sevgili karısıyla vakit geçirip kendi çocuğuyla oynarken, ben neden kendi babam tarafından mecburmuşum gibi bir sürü işe koşturuluyordum? Doğduğumuz gün bile aynıyken, Jin Guangshan bir oğluna büyük bir şölen düzenlerken, neden diğer oğlunun Jinlintai'dan kapı dışarı edilişini izledi? Beni Jinlintai'ın merdivenlerinden aşağı ittirtti.
16:09
En yukarıdaki basamaktan en aşağıya kadar yuvarlandım. Ling, şimdi söyle bana bunlar ne içindi? İyi bir insan olmak istemiyor değildim. Babama karşı, ben de umut beslemiştim. Eskiken ne emir verirse, Efendi Wei'ye zarar vermek olsun, ya da Xue Yang'ı korumak, ne kadar aptalca olursa olsun, ne kadar nefret alsam da, hepsini yapardım. Ling, Beni tamamen hayal kırıklığına uğratan neydi biliyor musun? Onun kalbinde yerim olmamsı, asla Jin Zixuan'in bir tel saçı bile olamam, ya da geri getirdiği Mo Xuanyu değil, Seni kucağıma almama bile izin vermemesi, beni sönük birine çevirmek için her yolu denemesi de değil. Sadece... Sadece... Bir keresinde yine her zamanki gibi sarhoş olmuştu, yanındaki fahişeye ağzından içinden geçenleri kaçırdı. Onun gibi parayı su gibi harcayan bir lider neden annemin özgürlüğünü satın almak gibi küçük bir iyiliği yapmadığını biliyor musun? Özgürlüğünü satın almak mı? İmkansız. Kadınlar baş belasıdır.
18:37
Özellikle okumuş kadınlar. Eğer onun özgürlüğünü satın alırsam ömür boyu kurtulamam. Üzüm ye. Güzel. Güzel. Efendim, oğlunuz yok mu? Oğul? Boş ver onu. İçelim. Al. Abi, baksana, oğlu olarak, sadece üç kelimeye sığdım. "Boş ver onu." Baban olsa da… Ama sen de… Şimdi bunları anlatmanın ne yararı var? Hiç yok... Şu an ne söylesen boş. Yapacak bir şey yok. Bunca kötülüğü yapıp acıma bekliyorum... Ben... Böyle biriyim işte. Jin Ling. kıpırdama. Wei Wuxian, onun silahını almamış mıydın? Bütün tellerini almıştım! Jin Guangyao yoktan var edebilecek kadar güçlü değilse tabii. Kendi içinde saklamış. Aferin sana. Ling. Heyecanlanmana gerek yok. Ling'i büyüten de bendim. Eskiden de dediğim gibi, herkes kendi yoluna. Zaman geçince, hiç zarar gelmemiş Ling'i göreceksiniz. Jin Guangyao, Birini rehin alacaksan
22:06
beni alsan da aynı. Aynı şey değil. Lider Jiang, sen yaralısın hareket edemezsin. Beni yavaşlatırsın. Lider Jin, senin için en önemli şeyi unutmuyor musun? En sadık adamın, hala benimle. Lider, beni düşünme! Teşekkürler. Lider Jin, yine yalan söyledin. Sadece bir kere. Başka olmayacak. Geçen sefer de böyle demiştin. Şu anda söylediklerinden hangisi doğru hangisi yanlış seçemiyorum. Sizhui. Selef Wei, Hanguang Jun. Gerçekten durduramadım. Kimi durduramadın? Abi. Baxia. Abi. Hayır. O, Wen Ning. Wei Wuxian, neler oluyor? Wen Ning neden Baxia'yı tutuyor? Bilmiyorum. Sizhui, ne oldu? Ben de bilmiyorum. Dışarıda onunla karşılaştığımda böyleydi. Onu durdurmak istedim, ama yapamadım. Neler oluyor, Wen Ning neden beni dinlemiyor? Yoksa... Bıçak ruhundan etkileniyor. Wei Wuxian. Jin Ling. Jin Ling. Jin Ling, iyi misin? İyiyim, iyiyim. Lider. Lider Lan, ilacın var mı? Yardım et. Liderimiz, o sana karşı hep saygılıydı. Lütfen liderimize yardım et. Lider.
29:04
Lider. Lider, koş! Kapa çeneni. Wen Qionglin. Efendim. Wen Ning. Efendim. Kontrol edemiyorum. Sen... Ben tutuyorum. Siz gidin. Efendi Wei. Wei Wuxian. Hayır... Hayır.. Su She, neden beni öldürüyorsun? Hayır... Hayır... İmdat! Yapmadım... Yapmadım... Hayır, yapmadım. Kendin yaptın! İmdat! İmdat! İmdat! Yapmadım. Ben değildim. Dikkat et! Lider. Minshan. Minshan. Acıyor... Acıyor... Yavaş, yavaş, Xichen abi. Bacağım yerinde mi, Xichen abi? Bir şey yok, Huaisang. Korkmana gerek yok. Sadece kılıç yarası. Bacağın kırılmadı. Kılıç yarası mı? Yaralandıysam nasıl korkmayayım. Xichen abi, yardım et! Ölüyorum! O kadar ciddi değil. Al, bunu ye. Acını kesecek. Neden bu kadar şanssızım? Sebepsiz yere Su Minshan'e yakalandım. Yavaş, yavaş. Kaçarken bile beni yaraladı. Beni sadece yolundan
39:37
çekseydi olmaz mıydı? Kılıcını kullanmak zorunda mıydı? Acıyor. Biraz dinlen. Gel. Lider Jin, gereksiz hareketler yapma lütfen. Yoksa, acımandan canını alırım. Teşekkürler, Zewu Jun. Huaisang, az önceki ilaç şişesini ver. Tamam. Huaisang. Xichen abi, arkana dikkat et! Sen! Ne oldu? Ben... Az önce abiyi... Hayır... Lider Jin'in elini arkasına uzatırken gördüm. Emin olamadım... o... Yoksa...

DOWNLOAD SUBTITLES: