ENG SUB《陈情令 The Untamed》EP47——主演:肖战、王一博、孟子义

ENG SUB《陈情令 The Untamed》EP47——主演:肖战、王一博、孟子义

SUBTITLE'S INFO:

Language: Turkish

Type: Human

Number of phrases: 500

Number of words: 1631

Number of symbols: 10025

DOWNLOAD SUBTITLES:

DOWNLOAD AUDIO AND VIDEO:

SUBTITLES:

Subtitles prepared by human
01:56
Yabani 47. Bölüm Hanguang Jun, ailenizde hiç iyi huylu eski kafalı olmayan ve kukla gibi şeyleri önemsemeyecek bir kadın keşiş var mı? Ne için? Benim için değil. Sadece... Wen Ning artık küçük değil. Demek istediğim... Efendim! Wen Ning süreki benimle olamaz ya. Sonuçta benim hizmetçim de değil. Ayrıca, bu olay bittiğinde, gerçekten bir daha beni takip edemeyecek. Sürekli beni böyle takip ederse korkarım bu da bir çözüm değil. Arkadaşı olarak, ona iyi bir yuva bulmalıyım, değil mi? Hanguang Jun, sen ne düşünüyorsun? En azından, onun da birkaç arkadaşı olmalı. Lan Zhan, Bence sizin Sizhui fena değil. Çocuklar, yeter. Uslu durun. Wen Ning, Böyle sokakta yürümen pek rahat değil. Sen gidip handa dinlen. Lan Zhan'la ben gidip bakarız. Ama... Merak etme. Bir şey olmaz. Lan Zhan, beni bekle. (Kandil ve tütsü) Koku kesesi! (Kandil ve tütsü) Gelin bakın! Koku keselerine bakın. Efendim, bakın. (Yunping Şehri)
04:40
Jin Guangyao'nun aldığı yer. Demek bir Guanyin Tapınağı'ymış. (Guanyin Salonu) Nasıl? Büyü çemberi var. Bir şeyi bastırıyor. Jin Guangyao'nun önemsiz bir şey için bu adresi gizli odada tutmayacağını biliyordum. Bu büyü çemberi zor mu kırılır? Kolay değil. Akşam kimse yokken halletmek gerek. O zaman şimdi dikkat çekmeden gidelim hemen. Şükürler olsun sizin verdiğiniz ilaçlar var, yoksa kocamın hastalığı bu kadar çabuk geçmezdi. Nine, yarın bir daha gelme. Ne oldu? Yarından itibaren, tapınağımız üç gün boyunca kapalı. Usta, az önce yarın tapınağın kapalı olacağını duydum. Acaba tapınakta bir şey mi oldu? İlginiz için teşekkürler. Tapınakta bir sorun yok. Sadece etraftaki tabelalar çok eskimişti. Yenilenmeye ihtiyacı vardı. Demek öyle. Bu arada, usta, genelde tapınaklar dağlara kurulur şehrin içinde pek görülmez. Şehirdekiler sürekli bir koşuşturma içinde. Onların Guanyin Tapınağı'na daha çok ihtiyaçları yok mu? Dilek dileyip huzur arıyorlar. Ama kalabalık ve gürültü Guanyin'i rahatsız etmez mi? (Guanyin: Merhamet Tanrıçası)
07:40
Tanrıça insanları acılardan kurtarır. Neden sinirlensin ki? Mantıklı. Bu Guanyin Tapınağı sadece Guanyin Tanrıçası'na mı hizmet eder? Doğru. Usta, gerçekten yeteneklisin. daha keşişliğe başlamadan budizm öğretilerini iyi biliyorsun. (Tanrı Hepinizi Kutsayacak) Sınır koyulmuş. Avludan girelim. Wen Ning, sen dışarıda bize gözcülük et. Lan Zhan ve ben dışarı çıkmazsak Yunmeng'a gidip Jiang Cheng'ı bul. Anladın mı? Efendim. Sadece tedbir için. Eğer ben halledemesem de Hanguang Jun hala burada. (Yunping Şehri) Tanrıça, kapa çeneni. Gecenin bir yarısı. Bu sokaktaki herkesi uyandırmak mı istiyorsun? Tanrıça! Zewu Jun. Zewu Jun. Zewu Jun. Zewu Jun. Tanrıça! Hele bi tekrar bağır, geberteceğim seni! Nereye gidiyorsun? Jin Ling neden burada? Wen Ning neden onu durdurmadı? Beni neden buraya getirdin? İçeride biri var mı? Kimse var mı? Kimse var mı? Kapıyı açın. Ona zarar vermeyin. Kimse var mı? Tanrıça. Neden geriye koşuyorsun şimdi? Velet köpeğinle birlikte git hemen, lütfen. Jin Ling, koş. Efendi Wei sana tavsiyem sakın ıslık çalma.
14:11
Flütün kırılması önemli değil. Parmağın ya da dilin koparsa, yazık olur. Çok haklısın. Lütfen. (Guanyin Salonu) Hanguang Jun, herhangi bir girişimde bulunmasan iyi olur. Wangji. Abi. Utanç verici... Beni kandırdı, tuzağına düştüm. Ruhani gücümü kaybettim. Shuoyue ve Liebing (kılıçları) üzerimde. Ama işe yaramıyorlar. Utanmana gerek yok. Lianfang Zun'nun en iyi olduğu şey kandırmak, değil mi? Efendi Wei, Seni çok küçümsemişim. Bu arada, hala sormadım burayı nereden biliyorsun? Sakın bana Hanguang Jun'le buralarda gezinirken tesadüfen buraya geldiğini söyleme. Lianfang Zun, Fangfei Salonundaki gizli odada Kızıl Kılıç Ustası'nın kellesiyle birlikte bir ünvan vesikası sakladığını unuttun mu? Hatırlamadın mı? Kesinlikle benim dikkatsizliğim. Ayrı ayrı koymalıydım. Her halükarda hiçbirimiz senin elinden kaçamadık. Lianfang Zun, bir konuda merakımı giderebilir misin? Guanyin Tapınağı'nda gömülü olan değerli şey ne?
16:17
Merakını gidermenin bedeli yüksektir. Efendi Wei, denemek istediğine emin misin? Çok da... Amca! Merhaba, Ling. Şu velet, neyin var senin? Gece gece neden buraya geldin? Sana ne! Şu siyah yeleli köpek çok vahşi herkesi ısırıyor. Bağışlayın. Kaçmasına izin verdim. Peşinden gidip öldürün. O köpek çok zekidir. Birilerini buraya getirirse sorun olur. Emredersiniz. Amca. Tanrıça'yı bana sen vermiştin. Onu gerçekten öldürecek misin? Ling, neden buraya geldin? Lider Jin, Ling sadece bir çocuk. Biliyorum. Ayrıca senin yiğenin. Abi, ne düşünüyorsun? Tabii ki Jin Ling çocuk olduğunu biliyorum. Benim de yiğenim. Ona ne yapacağımı sanıyorsun? Onu öldürecek miyim? Ling, duydun. Kaçarsan ya da bağırırsan, sana korkunç şeyler yapabilirim. Her şey sana bağlı. Hala kazamadınız mı? İçeridekilere söyle hızlansınlar. Emredersiniz. Ne kazıyorlar? Tünel? Karanlık Kaplan Tılsımı? Bastırdıkları o mu? Yakın. Çok yakın. Yine o yılki gibi bir gösteri izleyebilirim. O yıl siz
19:02
biriniz Yiling Reisi, biriniz erdem abidesiydi. İkiniz de birbirinden yetenekliydiniz. Ama sonunda ikinizde silahlarınızı birbirinize doğrultmadınız mı? Bugünkü gibi değil mi? Hanguang Jun, hala Bichen'ı indirmedin. Gerçekten Efendi Wei'i öldürmek mi istiyorsun? Lan Zhan, onu dinleme. Seni asla suçlamadım. Lan Zhan, sen git birilerini bul. Çok güzel. Devamında, lütfen Bichen'ı kınına geri sok. Lan Zhan, hayır. Jin Guangyao, ileri gitme. Buna da ileri gitmek mi diyorsun? Sonrasında Hangguang Jun'den kendi kendine ruhani enerjisini mühürlemesini isteyeceğim. O zaman buna ne denir? Sen... Lan Zhan. Zewu Jun, yağmur yağıyor. İçeri girelim. Endişelenmeyin. Söz dinlerseniz, size hiçbir şey yapmam. Lan Zhan, aslında böyle yapmana gerek yok. O yıl... Kısacası, bana bir şey borçlu değilsin. Sana borçlu olduğumu düşümüyorum. O zaman az önce neden? Öyle olması gerekiyordu. Kimsin? Lider, benim. İçeri gir. Ne oldu? Yolda karşılaştım. İşe yarayabileceğini düşünüp yakaladım.
24:24
Ona zarar mı verdin? Hayır. Korkudan bayıldı. Minshan, bu kadar sert davranma. Korkutulup atılamaz. Emredersiniz. Huaisang'ı neden alıkoyuyorsun? Elimde bir lider daha olması, başkalarını daha da korkutacaktır. Ama abi, endişelenme. Daha önce Huaisang'a karşı nasıl olduğumu biliyorsun. Zamanı geldiğinde, sizi mutlaka zarar vermeden salacağım. Sana inanmalı mıyım? Nasıl istersen. İnan ya da inanma başka seçeneğin yok. Hanguang Jun. Yiling Reisi. Bu kadar çabuk görüşeceğimizi düşünmemiştim. Ayrıca, işler tamamen tersine döndü. Nasıl? Tadı nasılmış? Neresi tersine döndü? Mezar Tepesi'nde telaşla kaçan sizdiniz. Şimdi de senin Lider Jin aceleyle o değerli şeyi çıkarmaya çalışıyor. Yine telaşla kaçmaya çalışmıyor musunuz? Böyle bir zamanda bile, Hanguang Jun hala o kibirli sakinliğini koruyor. Bakalım ne zamana kadar sürecek. Lider Su, Gusu Lan da öğrenciyken sana hiç kötü davranmadık. Neden Wangji'ye bu kadar karşısın?
26:37
Küçüklüğünden beri yetenekli ve gururlu Efendi Lan'a nasıl karşı olabilirim? Sadece o kendisini çok önemli sanan duruşuna katlanamıyorum. Lan Zhan ne zaman kensinin önemli biri olduğunu söyledi? Yanlış hatırlamıyorsam, Gusu Lan ailesinin kurallarında Kibirli ve gururlu olma diye bir madde vardı. Sen nasıl Lan ailesinin kurallarını biliyorsun? O kadar yazınca unutmuyorsun. Lan ailesinin kurallarını neden tekrar tekrar yazıyorsun? Yazmak ister miydim sanıyorsun? Bu... Bir cezaydı işte. Utanç verici. Sen... Lider Su, Lan Zhan küçüklüğünden beri soğuk durduğu için mi böyle düşünüyorsun? Eğer öyleyse, Lan Zhan haksız yere suçlanıyor. Açıkça herkese karşı böyle soğuk duruyor. Lider Su, gerçekten şanslı olmalısın küçükken Yunmeng Jiang ailesinde öğrenci olmadın sen. Neden? Yoksa çoktan delirtmiştim seni. Ayrıca küçüklükten beri olağan üstü olduğumu düşünürüm. Ayrıca sadece kendi içimde düşünmüyordum. Her yerde de söylerdim. Kapa çeneni. Lider Su, Sana tavsiyem bize zarar verme. Lianfang Zun Zewu Jun'e saygı duyar. Hanguang Jun'e zarar verirsen, Lianfang Zun mutlu olur mu sence?
28:19
Söylentilerdeki o herkesin korktuğu Yiling Reisi'nin de ölümden korkabileceğini düşünmezdim. İltifat ediyorsun. Ama ben ölümden korkmuyorum. Sadece ölmek istemiyorum. Kelime oyunları. Gülünç. Ölümden korkmakla ölmeyi istememek farklı şeyler mi? Tabii ki farklı. Kaderim bana bağlı, kazanmak ya da kaybetmek beni ilgilendirmiyor. Kaderimin bana bağlı olması ölmek istememek, kazanmak ya da kaybetmeyi önemsememek ise ölmekten korkmamak. Anladın mı? Ne dilbazlık. Güzel. Ölmekten korkmadığına göre, sana yardım edeyim. Kim? Dayı. Ne? Şimdi mi sesleniyorsun? Az önce neden koşuyordun? Lan Zhan. Tanrıça. Tanrıça, ısır onu. Isır. Isır onu. Isır, Tanrıça. Tanrıça, ısır onu. Lider Jiang, Qin'in sesine dikkat et. Lan Zhan, ne yapacağız? Lider Jiang, Saldırın o kadar korkunçtu ki beyaz bayrak sallayacaktım. Burayı nasıl buldun? Ling dikkatsizce koştururken onu takip edip buldun değil mi? Tanrıça sana yolu göstermiş olmalı. Köpeği ona veren benim. Ama bana hiç sadık değil. Cidden, Xue Yang'la gerçekten aynı.
32:40
Lider Jiang, ne oldu? Az önceden beri, sürekli gözlerini kaçırıyorsun. O tarafa bakamıyorsun. Orada ne var ki? Ne olursa olsun sen majestelerisin. Dövüşeceksen dövüş. Neden bu kadar saçmalıyorsun? Hala kaçınıyorsun? Orada bir şey yok. Sadece kardeşin var. Gerçekten Ling'i takip ederken mi burayı buldun? Ne için olabilir? Başka kim için geleceğim? Lider Jiang, ona cevap verme. Ağzı iyi laf yapar. Onunla konuşmaya başlarsan, dikkatini dağıtıp duygularını etkiler. Abi, beni çok iyi tanımışsın. Efendi Wei, gördün mü? Kardeşin senin için gelmedi. Sana dönüp bakmadı bile. Lider Jin, söylediklerin çok tuhaf. Lider Jiang bana ilk kez böyle davranmıyor. Beni burada hatırlatmana gerek var mı? Lider Jiang, bak, kardeşin olmak gerçekten kolay değil. Lider Jin, senin kardeşin olmak daha zor değil mi? Lider Jiang, duyduğuma göre dün Lotus Koyu'nda sebepsiz yere olay çıkarmışsın.
34:38
Yiling Reisi'nin eskiden kullandığı kılıcı alıp etrafta koşuşturup birilerinden kınından çıkarmalarını istemişsin. Benim kılıcım? Suibian'i Wen Ning'e vermedim mi? Hayır. Bugün gerçekten taşırken görmedim. Ama nasıl oldu da Jiang Cheng'ın eline geçti? Neden kınından çıkarmalarını istesin? Kendi kınından çıkardı mı? Wei Ying, sakin ol. Bir de duydum ki kimsenin kınından çıkaramadığı kılıcı sen çıkarabilmişsin. Çok tuhaf. On altı yıl önce, o kılıcı sakladığımda kendini mühürlemişti. Yiling Reisi'nin kendisinden başka kimse asla kınından çıkaramaz. Kapa çeneni. Efendi Wei'in o yıl ne kadar umursamaz ve kibirli olduğunu hatırladım. Nereye gitse kılıcını almıyor her seferinden farklı bir bahane buluyor. Her zaman tuhaf bulmuşumdur. Sence? Ne demek istiyorsun? Lider Jiang, gerçekten harikasın. En genç lider olarak Lotus Koyu'nu tek başına yeniden inşaa ettin. Sana hayranım. Ama hatırlıyorum da eskiden beri Efendi Wei'i hiç geçemedin.
36:36
Bir soru sorabilir miyim? Güneşi Vurma Seferi'nden sonra nasıl beklenmedik bir zafer elde ettin? Yoksa altın öz her derde deva ilaç falan mı içtin? Dayı dikkat et! Dayı. Sakın kıpırdama. Yavaşça oturmasına yardım et. Defol. Tanrıça, koş! Seni öldürecekler. Lider. Ne? Ölmedi mi? Afedersiniz. Şu köpekte hiç cesaret yok. Biri arkadasındaken kuvvetleniyor yenemeyeceğini görünce hemen kaçıyor. Bir de herkesden hızlı koşuyor. Lider, bulduk. Bir köşesi ortaya çıktı. Hemen kazın. Emredersiniz. Çok dikkatli olun. Dayı, neyse ki az önde o teli durdurdun. yoksa çok kötü olacaktı. Kapa çeneni. Biliyor musun? Wen Ning ne zaman söyledi? Sen kendinde değilken. Lotus Koyu'nu böyle mi terk ettik? Çok üzgün. Ona defalarca söyledim sakın anlatma diye. Sakın ne?

DOWNLOAD SUBTITLES: