The Skill of Humor | Andrew Tarvin | TEDxTAMU

The Skill of Humor | Andrew Tarvin | TEDxTAMU

SUBTITLE'S INFO:

Language: Turkish

Type: Human

Number of phrases: 433

Number of words: 2466

Number of symbols: 16715

DOWNLOAD SUBTITLES:

DOWNLOAD AUDIO AND VIDEO:

SUBTITLES:

Subtitles prepared by human
00:00
Çeviri: Orkuncan Okumuş Gözden geçirme: Figen Ergürbüz Altı yıl önce New York'ta birkaç arkadaşımla dışarıda oturuyordum. Telefonuma bir bildirim geldi, büyükannemden bir mesaj olduğunu görünce şaşırdım. Şaşırmıştım çünkü büyükannem o zamanlar 78 yaşındaydı ve daha önce hiç mesaj göndermemişti. İlk mesajı çok şirindi, "Sevgili Andrew, mesaj atmayı deniyorum. Sevgiler, senin büyükannen." yazıyordu. "Bunun mektup olduğunu sanıyor." diye düşündüm. Mesaj yazıp "Büyükanne, mesaj bu. İçine bunları katmak zorunda değilsin." Cevabı şuydu: "Sevgili Andrew, Tamam. Sevgiler, senin büyükannen." En sevdiğim kısmı, "Sevgiler, senin büyükannen." olmasıydı. "Sevgiler, büyükanne." olsa kafam karışırmış gibi. "Sevgili Andrew, Teksas'ta iyi eğlenceler. Sevgiler, büyükanne" olsa "Büyükanne? Kimin büyükannesi?" dermişim gibi. (Gülüşmeler) Büyük annem hâlâ bir şeyleri çözmekle meşgul. Birkaç yıl önce iş için İsviçre'ye gittim,
01:04
geri döndüm, büyükanneme bir mesaj attım: "Merhaba büyükanne, İsviçre'den yeni döndüm." Cevabı şuydu: "Sevgili Andrew, İsviçre? VBE?" (Gülüşmeler) Büyükannemi aradım, "Büyükanne, VBE'nin ne demek olduğunu sanıyorsun?" O da dedi ki "Briç oyunundaki biri 'Vay be, eğlenceliymiş' olduğunu söyledi. (Gülüşmeler) "Tam da o anlama geliyor." dedim. Bunu büyükanneme açıklamayacağım. Ama zamanla fark ettim ki bence daha fazlası, daha fazla kişi büyükannem gibi olsa ve "Vay be, eğlenceliymiş!" diye düşünse dünya daha mutlu bir yer olurdu. Çünkü 2012'de, insanlara mizahın değerini öğretmek için Procter & Gamble'daki kurumsal işimi bıraktım. Mizah ile daha üretken, daha az stresli ve daha mutlu olunabileceği konusunda, 35.000'den fazla kişiyle ve 250'den fazla organizasyonda çalıştım. İnsanlar yaptığımın ne olduğunu duyduğunda biraz şüpheciydiler (Gülüşmeler) çünkü kimse mizahı kötü bir şey olarak düşünmüyor. Burada gülmeyi sevmeyen biri var mı? "Vücudumda neşe hissetmekten nefret ederim." diyen biri?
02:09
(Gülüşmeler) Yok. İnsanlar mizahın olmasını iyi olarak görür. İşimden daha çok zevk alsam, biraz eğlensem harika olurdu ama öyle değilse de olsun. Gerçeklik şöyle ki mizahın olması zorunludur. Bugünün çok çalışan, hak ettiğini almayan, stres dolu, takdir görmeyen kültüründe mizah bir gereklilik. Çünkü mizah insanların dinlemesini sağlar, uzun süreli belleği güçlendirir, kavramayı arttırır, öğrenmeye yardım eder ve mesaj iletiminde yardımcı olur. Ayrıca grup uyumunu arttırır, konum farklılıklarını azaltır, anlaşmazlıkları dağıtır, güven inşa eder ve insanları birbirine yaklaştırır. Bunları yapar, (Gülüşmeler) bunu da ve böyle devam eder. Tüm bunlar araştırma çalışmaları ve gerçek dünyadan örneklerle destekleniyor. (Gülüşmeler) Etkileyici yararlar, değil mi? Mizah daha iyi görünmenize, daha uzun yaşamanıza ve para saçmanıza yardım eder. (Gülüşmeler) Çünkü mizahı kullanan insanlar daha çok kazanır. Herkes bu yararları öğrenebilir.
03:13
Çünkü insanlarla mizah veya komedi üzerine konuştuğumda bazen çekiniyorlar. Büyük annemin VBE dediği, birkaç yıl önce gittiğim İsviçre'deki şu etkinlik bir konferans konuşmasıydı. Konferanstaki konuşmacılardan biri bu beyefendiydi. Adı Kevin Richardson. Aslanlara fısıldayan adam olarak da biliniyor. Bir aslanın bir adama sarıldığı YouTube videosunu gördüyseniz o bu adam. Güney Afrika'da yaşıyor, aslanları yavruyken yetiştirmeye başlıyor ve onlar da ona sürüden biri gibi davranıyor. Aslında Aslan Kral'daki Rafiki'nin insan olan hâli. Kevin'le ben organizasyondan önce konuşuyorduk. Stand-up komedisi yaptığımı öğrendi, "Bunu asla yapamazdım, çok korkunç." dedi. (Gülüşmeler) "Sen aslanlarla yaşıyorsun!" dedim. (Gülüşmeler) Fıkra anlatmak aslanlarla yaşamaktan daha korkunçmuş gibi. (Gülüşmeler) Birçok insan bu algıya sahip, sanki insanları güldürebilme yeteneği bir şekilde DNA'mıza kodlanmış. (Gülüşmeler) Gerçek şu ki mizah bir beceri ve beceri ise, onu öğrenebiliriz demektir.
04:14
Çünkü mizahı nasıl kullanacağını öğrenmek zorunda kalmış biriyim. Stand-up komedyeni, doğaçlamacı, hikâye anlatıcısı, sözcük sanatçısı olarak binden fazla gösteri yaptım. 50 eyalette, 18 ülkede ve bir gezegende konuştum ve performans sergiledim. (Gülüşmeler) Yanlışlıkla siteme giren insanları baz alırsak 150'den fazla ülkede hayranlarım var. Komik ve akıllı olduğum söylendi, en azından annem öyle diyor. (Gülüşmeler) Jon Stewart'ın The Daily Show programında yer aldım, seyirci olarak. (Gülüşmeler) Geçenlerde lise buluşmasına gittim ve insanlar stand-up komedisi yaptığımı öğrenince "Sen komik değilsin ki." dediler. Bir bakıma haklılar çünkü bu komik duran bir yüz ifadesi değil. (Gülüşmeler) Bu fotoğrafta komik olan çok şey var, hiçbiri bilerek değil. (Gülüşmeler) Erkek müzik grubunda olmak ister gibi, saçımın üstünde sarı kısımlar var. Konsept, "Hayale Doğru"ydu, ben kimsenin hayali değilim, (Gülüşmeler) bu fotoğrafta öyle. Çünkü büyürken neşe saçan biri ya da sınıfın en komiği değildim.
05:16
Son senemde, senenin "en"lerinde "öğretmenin gözdesi" seçilmiştim. Bu birçoğunuzu şaşırtacak ama bunun sebebi inek olmamdı. Ne tür bir inek olduğumu merak ediyorsanız cevap, evet o tür; bilgisayar, matematik, bilim kurgu, Dungeons & Dragons, Yıldız Savaşları, Uzay Yolu, Starbucks, hepsi birden. (Gülüşmeler) Ama net bir biçimde ise, mühendisim. Ohio Eyalet Üniversitesi'ne gittim, bilgisayar bilimi ve mühendisliğinden mezun oldum. Mezun olduktan sonra, Procter & Gamble'da bilişim teknolojisi proje yöneticisi olarak işe başladım. İnsanların benden bekledikleri bu çünkü kişilik değerlendirmeme göre, bana önerilen bilgisayar bilimi mühendisi olmak. Ama öğrendim ki biz kişilik değerlendirmesi değiliz. Çünkü değerlendirmem, A-tipi, mavi kare, işine bağlı, INTJ kişilik türü, kova burcu. Yani kumsalda uzun yürüyüşler seven, hırslı, inatçı, içe dönük biriyim ama kişilik değerlendirmesi olmadığımızı öğrendim. Bunlar davranışımızı anlamamızı sağlayabilir veya bizi neyin heveslendirdiğini ya da hangi Disney Prensesi olduğumuzu söyler: Pocahontas.
06:17
(Gülüşmeler) Ancak bizi tanımlamazlar; bunun yerine bizi eylemlerimiz tanımlar. Üniversitede komedi yapmaya başladım. Ortada olan en iyi arkadaşım bir doğaçlama komedi grubu kurmak istedi. Başkaları da gerekiyordu. Beni katılmaya zorladı ve bu fotoğraftan anlayabileceğiniz gibi pek iyi değildik. En azından başlarken ne yaptığımız hakkında bir fikrimiz yoktu. "Whose Line Is It Anyway"i izledik ve gördüğümüzü tekrarlamaya çalıştık. Komedi becerimde sahip olmadığım şeyleri komedi projesi yönetiminde tamamladım. "Gerçekten bunu yapacaksak haftada üç kez alıştırma yapacağız, her pazartesi iş toplantısı yapacağız, gösterilerimizi tekrardan maç kasedi gibi izleyeceğiz. İki yıl boyunca, giderek daha iyi olduk. Öğrenci yurdunun bodrumunda oynamaktan haftada iki kez kampüsteki tiyatroda gösteri yapmaya geçtik, iyi bir fotoğraf çekilmeyi hiç öğrenemeden. Mizah becerisini böyle edinirsin. Alıştırma ve tekrar yoluyla. Herkes bunları yapabilir. Komediyi kullanmak için profesyonel bir komedyen olmak zorunda değilsiniz ama profesyonellerden öğrenebiliriz. Örneğin stand-up'lardan bakış açınızı nasıl paylaşacağımızı öğrenebiliriz
07:20
çünkü Louis C.K. dünyayı oldukça kendine özgü bir şekilde görüyor, Ellen DeGeneres, Tig Notaro, Dave Chappelle ya da Chris Rock'tan farklı olarak. Herkesin kendi bakış açısı var. Bazıları bana Hugh Jackman ve Conan O'Brien'ın kesişimi gibi göründüğümü söyler. (Gülüşmeler) Başkaları da "Sende Doctor Who'dan David Tennant'ı görüyorum." der. Bir kadın bana "Bence Justin Timberlake'e benziyorsun ama şuradan şuraya kadar." dedi. (Gülüşmeler) Clay Aiken'a benzediğimi söyleyen adamı geçiyorum. Tamamen geçiyorum. Herkesin kendi bakış açısı var. Bu bakış açısını başkalarıyla iletişime geçmek için bir yol olarak kullanabiliriz. Ya da "Birbirimize benziyoruz." diyebiliriz. Tatlı seven kaç kişi var? Tatlı sevenler. Ben tatlıya bayılırım. Milkshake takıntım var. Tatlının en verimli hâli çünkü lezizliğinın yanı sıra tüketimi de kolay. Ama naneli çikolatayı anlamıyorum. Burada naneli çikolata seven var mı bilmiyorum. Hiç çikolata yerken
08:22
"Bununla ne iyi giderdi biliyor musun? Diş macunu." demedim. (Gülüşmeler) İletişime geçme yolu olarak bir bakış açısını paylaşabiliriz. Bir noktaya parmak basmak için bir bakış açısını paylaşabiliriz. Çünkü şöyle ki bilgisayarları, insanları anladığımdan çok daha fazla anladım. Çünkü bilgisayarla ilgili bir sorun olduğunda bir hata mesajı alırsın. Bir insanla ilgili bir sorun olduğunda bunun hissini alırsın. (Gülüşmeler) İnsanlar hata mesajı verse işler çok daha kolay olurdu, değil mi? Fazla çalıştın, bunaldın, biraz stres altındasın diyelim, "Uyarı! Sistem aşırı yüklendi." diye çıksa. (Gülüşmeler) "Lütfen biraz uyuklayarak yeniden başlatın." Çünkü herkes bilir ki uyuklamak, "Kapatıp sonra tekrar açın"ın insan versiyonudur. Bazı hata mesajlarında değişmene bile gerek kalmaz. Dışarıda bir garsonla flörtleşiyorsun diyelim, pek istekli değil. "Hata. Sunucuyla bağlantı kurulamadı." diye çıkardı. (Gülüşmeler) İşler çok daha kolay olurdu. Ama gerçekte insanlar bilgisayar değil, öyle davrandıklarında ne kadar şirin olurlarsa olsunlar.
09:24
Çünkü biz insanlar, sadece zamanı değil enerjimizi de yönetmek zorundayız. Bir şey yapacak enerjimiz yoksa, ne kadar zamanımız olduğu önemli değil. Bir bakış açısını nasıl keşfedip büyüteceğimizi doğaçlamayla öğrenebiliriz. Çünkü doğaçlamanın temel zihniyeti şudur, "Evet ve..." UCB, Second City ve ComedySportz'daki doğaçlama sanatçıları bu şekilde kafadan bir şeyler söyler. Aynı şeyi kullanabiliriz, yaptıklarını ele al, onayla ve oluştur, keşfet, büyüt ve "Bu doğruysa, başka ne doğru olur?" de. Florida eyaletine gitmem rapçi Flo Rida'nin adını kendi memleketinden alıp ismin arasına bir boşluk koyduğunu fark etmemi sağladı. Bu aklımı başımdan aldı! (Gülüşmeler) İnanılmaz! "Bu doğruysa, başka ne doğru olabilir?" diyebiliriz. "Dover'da, De La Ware adında bir İspanyol fabrikası olmalı" diyebiliriz. (Gülüşmeler) Ya da "Biloxi'de, Misses IP, PI adında kadın bir internet dedektifi olabilir. (Gülüşmeler)
10:26
Bu doğruysa, başka ne doğru olur? Mizah oluşturmak için "Evet ve"'yi kullanırsak başkalarıyla iletişime geçmek için de "Evet ve"yi kullanabiliriz. "Şu havaya baksana." denen alışılmış tarzda bir sohbeti düşünebiliriz. Sen de "Evet, şimdi bu organizasyonda olmasaydın havanın tadını nasıl çıkarırdın?" dersin. İlerlemeyen bir sohbeti, karşındakine dair bilgi edindiğin daha anlamlı bir şeye dönüştürebiliriz. "Bu güzel havada dışarı çıkardım, yürüyüşe ya da yüzmeye giderdim." Yerimde olsan, evde kalırdın çünkü fazla açık tenlisin. Binalar için olan güneş koruma faktörünü kullanıyorum; en iyi koruma o. "Evet ve" sayesinde başkaları hakkında bir şeyler öğreniriz. Evet-ve düşüncesini eğlenmek için de kullanabiliriz çünkü gerçek şu ki ortalama biri yaşamı boyunca doksan bin saat çalışır. Doksan bin saat! Bu, Netflix'deki tüm içeriklerin toplamı uzunlukta. Çok uzun bir zaman. "Evet, doksan bin saat çalışacağım hatta bunun tadını da çıkarabilirim." diyebiliriz. Lisede birinci sınıftan son sınıfa kadar
11:26
bir fabrikada çalıştım ve pek de heyecan verici bir iş değildi. O zamanlar, belki gelecekte uluslararası bir hip-hop yıldızı olmak isterim diye düşünüyordum. Zaman geçsin diye aklımdan kafiyeler düşünürdüm, biraz sonra da onları deftere yazardım. Geçenlerde o defterlerden birini buldum ve neden bir hip-hop yıldızı olamadığımı anladım. Çünkü kafiyelerden biri şuydu, "Hidrojen artı hidrojen artı oksijen, kovalent tutkalıyla bağlandı birbirine. Ne oluştu ki, su denen bir şey işte, işbirliği yaptılar, ısınıyor şimdi de." (Gülüşmeler) Hip-hop yıldızı olamamamın nedeni bu. Yine de zaman geçirip mizah ve eğlence yaratmama yardımcı oldu. Bu hikâyeden de performansa olan bağlılığın önemini anlayabiliriz. Saturday Night Live'daki Key & Peele, Monty Python karakterleri çok eğlenceli çünkü oyuncular sergiledikleri performansa bağlılar. Onu sahnelerken de öz güvenliler, aynı biriyle çıkmak gibi. İnsanlar, öz güvenli biriyle çıkmak istediklerini söyler.
12:28
Birkaç sene önce, arkadaşlarımla bir bardaydım, çok güzel bir kız gördüm. "Gidip konuşmalısın." "Yapamam." "Neden?" "Bir flört tarzım yok." "Flört tarzına gerek yok, öz güven gerek sadece." Bu öz güveni belirli alanlarda istediklerini söylemezler. Çünkü hiçbir kadın matematik konusunda öz güvenli olan bir erkek istemez. (Gülüşmeler) Benimki böyleydi. (Gülüşmeler) "Tamamdır. Matematiksel bir tanışma cümlesi deneyeceğim." Kıza doğru gidip dedim ki: "Selam." (Gülüşmeler) "Düşey asimptot musunuz? Çünkü güzelliğinizin sınırı yok." (Gülüşmeler) "Ne dedin?" dedi. (Gülüşmeler) Tekrar denedim: "Selam. "Hipotenüsün tersi misiniz? Çünkü günah işlemek istememe neden oluyorsunuz." (Gülüşmeler) "Bence gitsen iyi olur." dedi. Ben de gittim. Birkaç saat sonra düşündüm ki, "Asıl demem gereken şuydu, 'Selam. Zaten ortalamanın çok üstündesin. Bu kadar aşağılayıcı olma." (Gülüşmeler) Bir şeyin olaydan dört saat sonra
13:31
aklınıza geldiği oldu mu? Aslında bu iyi bir şey, buna merdiven akıl deniyor. "Şimdi yaşanan an." düşüncesi. Sonra bunu merdivendeyken düşünürsünüz. Bu, iyiye işaret çünkü mizahi bir içgüdünüz var anlamına gelir. Alıştırma ve tekrarla, "İşte buldum!" noktasına ulaştığınız süreyi dört saat sonradan üç saat sonraya, iki saatten on dakikaya, sonra da hemen o ana doğru kısaltabilirsiniz. Çünkü geçmişteki bir yansıma gelecekteki bir eyleme götürür. Biz de mizahı kullanarak daha rahat, daha öz güvenli olur, eylemimizi daha etkin bir şekilde yaparız. Amy Cuddy'nin dediği gibi: "Ona dönüşene kadar öyleymiş gibi davran." Biliyorum ki burada "Olur tabii, Justin Timberlake gözlü." diyen birkaç kişi var. (Gülüşmeler) "Ya komik değilsem?" Gerçek şu ki eğer merdiven çıkarken düşerek bile olsa birini güldürdüyseniz mizahı kullanabilirsiniz demektir. Mizah oluşturmayı denemeye bile hazır değilseniz bir mizah öncüsü olarak mizahtan yararlanabilirsiniz Alıntıları, sevdiğiniz bir TED konuşmasını paylaşabilirsiniz
14:33
veya sunumlarınızda görseller kullanabilirsiniz. Çünkü bu fotoğrafı ben çekmedim. Sri Lanka'ya gitmedim. Bu çobanı ya da bu keçilerden birini tanımıyorum. Yaratıcı Alan lisansı altında Flickr'da buldum ve hepinizle paylaştım çünkü beğendim. Mizah oluşturmaya hazır değilseniz ve internette ilgi çekici bir şey bulacağınızı düşünmüyorsanız bile gülmeyi biliyorsanız mizahı kullanabilirsiniz. Çünkü başka birini gülerken gördüğümüzde beynimizdeki ayna nöronlarıyla o davranışını yansıtmaya programlanmışız. Hem biz hem de onlar da gülümsediğinde insansal bağı kuruyoruz. Kimileri şöyle der: "Ya kimse gülmezse? Ya güldürmeye kalkışırsam da garip bir sessizlik olursa?" Ancak üstünde zaman harcayıp çok düşünürseniz garip olur. Gerçek şu ki kötü bir şaka yüzünden kovulan kimse olmadı. Uygunsuz bir şaka yüzünden olabilir ama kötü olanı için değil. Çünkü kötü bir şaka şöyledir. "Bir keresinde hipotermi yüzünden dersi kaçırdım. Okula gitmek için fazla serinkanlıydım." (Gülüşmeler) Bu kötü bir şaka. (Gülüşmeler) Uygunsuz bir şaka, uygunsuz bir konusu olan,
15:36
uygunsuz birini hedef alan ya da uygunsuz zamanda gelen şakadır. Ama olumlu ve kucaklayıcı (Gülüşmeler) olduğunuz sürece, sorun olmayacaktır. Çünkü şakanıza kimse gülmezse olumlu ve kucaklayıcı bir söz olarak kalır. Son olarak da insanlar "Ya kimse beni ciddiye almazsa?" "Ya insanlar soytarı ya da palyaço olduğumu düşünürse?" der. Mizahı işteyken kullanacaksanız, mizahın işin yerine geçmediğini anlamalısınız. Mizah, yemeğin tuzu gibidir. Tuzdan ibaret bir yemeği yemezsiniz, değil mi? Öyle olsa, at olurdunuz. At olmak ister misiniz? Ben istemem. (Gülüşmeler) Onu daha verimli hâle getirdiğiniz sürece, mizahı kullanabilirsiniz. Aslında yöneticiler bunu ister çünkü böylece daha bağlı olup daha iyi sonuçlar alacağınızı bilirler. Eğlenceye izin vermeyen bir şirket için çalışıyorsunuz diyelim. Gerçekte, kimse nasıl düşündüğünüzü kontrol edemez. Kimse, işten eve dönerken stres atıp ailenize daha çok vakit ayırmak amacıyla bir komedi yayını dinlemenizi engelleyemez.
16:37
Sözcük oyunları yazmak için bir Twitter hesabı açmanızı kimse engelleyemez. Kimse çalışırken kimyayla ilgili rap parçalar üretmeni engelleyemez. Aslında mesleki memnuniyet, bakış açınız, stresi yönetme şekliniz tamamen sizin sorumluluğunuzda ve sizin seçiminiz. Bu da bir mizah becerisi. Bu da bakış açınızı paylaşmakla başlar ve sonra da bu bakış açısını keşfedip genişletiriz. Hem işimiz hem yaşamımızı "Evet ve" haline getirir ve sonunda alıştırma yapar, uygular ve tekrarlarız çünkü böylece daha iyi oluruz. İnsanlar doğaçlama dersi alabilir veya stand-up yapmayı deneyebilirsiniz, nasıl da her gün mizah oluşturduğumuzun daha da farkına varabiliriz. Bunları herkes yapabilir. Tanıdığım en komik insan bana mesaj atan büyükannem. Tarzını mesaj atmaktan Facebook seviyesine kadar yükseltti. Artık Facebook'ta ve her durum güncellememe yorum yapıyor. Büyükannem dünyadaki en iyi, en içten büyükanne mi
17:38
yoksa gizlice beni trollüyor mu bilmiyorum. (Gülüşmeler) Birkaç ay önce, "Bir sporcu mu yoksa suçlu mu olsam, karar vermeye çalışıyorum, artıları ve eksilerini listeledim." diye paylaştım. Büyükannemin yanıtı tek sözcüktü: "Komik." (Gülüşmeler) Kendime, "Bilemiyorum. Bunun komik olduğunu mu düşünüyor yoksa dalga mı geçiyor?" dedim. Birkaç hafta sonra şunu paylaştım: "İncir satan rahat bir bar, erikler için bir buluşma yerine dönerdi." Büyükannemin yanıtı şuydu: "Ha, ha." (Gülüşmeler) "Virgülün bir anlamı var." diye düşündüm. (Gülüşmeler) "Benimle dalga geçiyor." dedim. Birkaç hafta önce şunu paylaştım: "51, 6 ve 500'ü Roma rakamlarına çevirmek beni LIVID kadar öfkelendiriyor." (Gülüşmeler) Büyükannemin yanıtı şuydu: "Bu cidden iyiydi." (Gülüşmeler) Kendi büyükannem tarafından trollendim. (Gülüşmeler) Yaşınız, geliriniz, bakış açınız, kişilik değerlendirmeniz,
18:43
senenin "en"lerinde ne seçildiğiniz ya da benzediğiniz ünlü önemli değil. Herkes daha komik olmayı öğrenebilir. Bu da bir seçimle başlar, mizahı kullanmak için yollar bulmayı denemeyi seçmekle, büyükannem gibi olmayı seçmekle, etrafınızdaki dünyaya bakıp "VBE - Vay be, eğlenceliymiş!" diye düşünmekle. Teşekkürler. (Alkışlar)

DOWNLOAD SUBTITLES: