[Eng Sub] แค่เพื่อนครับเพื่อน BAD BUDDY SERIES | EP.1 [1/4]

[Eng Sub] แค่เพื่อนครับเพื่อน BAD BUDDY SERIES | EP.1 [1/4]

SUBTITLE'S INFO:

Language: Turkish

Type: Human

Number of phrases: 204

Number of words: 952

Number of symbols: 6060

DOWNLOAD SUBTITLES:

DOWNLOAD AUDIO AND VIDEO:

SUBTITLES:

Subtitles prepared by human
00:00
Bu dizi, devletin OHAL Kararnamesi kapsamındaki Hastalık Önleme Tedbirlerine uygun olarak üretilmiştir. Bu dizideki karakterler, davranışlar, meslekler ve olaylar kurgusaldır ve sadece eğlence amaçlı oluşturulmuştur. Dizideki herhangi bir davranışı teşvik etmek veya teşvik etmek amaçlanmamıştır. İzleyici takdirine tavsiye edilir. Çeviri : Feyre & Bobonababae Dur! Koşma. Koşmayı kes! Seni yakalayacağız, adi herif! Yiyorsa adil dövüşelim. Ne kadar klasik bir söz. Hayır. Canını yakmayacağız. Ama arkadaşım yakabilir. Sinirlenince öfkesine mâni olamıyor. Aslında buraya da onu durdurmaya geldik. Sana yardım ettiğimizi anla. Saçmalık! Gardımı indirdiğimde sayıca üstün olacaksınız. Şöyle yapalım. Sana iki dakika veriyorum.
01:46
Arkadaşlarını çağır. Burada bekleyeceğim. Pran. Pran. Özür dilerim. Acil bir durum var. Louis, olaya dahil olmak için çıktı, gitti. Her gün kavga diye yanıp tutuşuyor. Ama Wai'i hırpalıyorlarmış. Hadi. Kahretsin, Pran! Bu çocuğun adı, Pran. Yan evimde yaşıyor. Babam bana her zaman ailesinin bizi kıskandığını söyleyip dururdu. Yaptığımız işte çok başarılıymışız. Ayak izlerimizi takip ederek bizi kopyalamışlar. Sadece bununla da kalmayıp babamın iyi çalışanlarını kıskandıkları için... ...daha fazla maaş vererek hepsini satın almışlar. Eski müşterilerimiz, güvendikleri çalışanları takip ettiği için büyük bir kayba uğramışız. Neredeyse işimizi baltalamalarına izin verecekmişiz ki... ...şans eseri olarak... ...babamın bağlantıları, efsanevi bir şekilde bizi kurtarmış. Sayısız insan onun işinde tekrar yükselmesine yardım etmek istemiş. Yani, yan komşularımızın yapabilecekleri tek şey kıskanmaya devam etmek olmuş. Keskin gözlere sahip bu çocuğun adı, Pat. Annemin söylediği gibi bir sahtekâra benzemiyor mu sizce de? Geçmedik. Görmüyor musun? Elektrik direği tam burada. Geçtin! Yarıdan fazlasını geçmişsin işte!
05:34
Bu sorunu çözmek için sınırları belirleyelim. -Bunu mu yapmak istiyorsun? -Evet. İyi be! Önce bir ölçeyim de. Tamamdır! Hemen geleceğim. Şuna bakın şuna! Şuna bakın şuna! Böyle birine kimse tahammül edemezdi. Babası kendinde hiç kusur bulmadan tüm suçu babama attı. Babamı yarışmadan attırmak için hile hurdaya bile bulaştı! Doğduğumuz ilk günden beri... ...düşman olmamızın nedeni bu işte. Bana yakışıklı bir oğlan ver, lütfen. Bana daha yakışıklı bir oğlan ver, lütfen. Lütfen oğlum büyüdüğünde ona güzel bir sevgili ver. Oğlum büyüdüğünde ona daha güzel bir sevgili ver, lütfen. Nazik ve kıskançlık nedir bilmeyen biri olsun. Bebekliğimizden beri rakip olmaya mahkum bırakılmıştık resmen. Bebeğim, anne de bakalım. Anne. Bugüne kadar ne kadar şey için yarışmıştığımızın çetelesini tutmayı çoktan bırakmıştım. Kim cevaplamak ister? Çocuklar, kavga etmeyin! Durun! Profesör! Bu iki fakülte dalaşıp durmaktan vazgeçmiyor.
08:13
Gözünü onların üstünden ayırma. Yeni rektör, bu şekilde kavga etmeye devam ederlerse hepsini okuldan atacağını söyledi. Tamam, efendim. Profesör gelmeseydi... ...hepsini bir bir yere dizmek üzereydim. Bu sefer ne yaptın? Ben bir şey yapmadım. Onlar başlattı. Hikayesi de şu. Dün gece bir barda futbol maçı izliyorduk. Sonra onlar da geldi. Farklı takımları destekliyorduk. Böylece, birbirimizle alay etmeye devam ettik. Ama sonra bizim desteklediğimiz takım kaybetti. Tuttukları takım bayağı iyi oynamıştı. Bu yüzden alt tarafı bir kere orta parmağımı kaldırdım. Hey! Ne yaptın lan sen? Wai'i yurduna sürüklemeye çalıştım. Kin tutmayacaklarını düşünmüştüm. Çünkü orada, yüz göz ne varsa girişmişlerdi. Gördünüz kin tutmamayı. Anlayamıyorum, Wai. Neden o çocuğa kafa tutup duruyorsun? Fakültesinin reisi diye duydum. Kıdemlilerimiz bile ondan uzak duruyor. Kime güveniyorsun da cesaretin var böyle? Sadece korkmuyorum ondan. Bu akşam onların sınırları içerisinde kavga çıkartmaya var mısınız? Yüzündeki morluklardan utan be! Unuttuğun bir şey var.
09:27
Yanında savaşçı Pran oturuyor. Bekleyin. Bununla yakından uzaktan ilgim yok, beni bulaştırmayın. Kendi pisliğinize sürüklemeyin beni. Yapacak tonla işim var. Ve sen, dikkatli olsan iyi edersin. Gardını indirdiğin an, nefesini keserler senin. Pat. Bu kadar çivi gibi bir vücuda sahip biri için, soğuk çay değil mi? Önce kızların siparişlerini alabilirsin. Ama seninkini çoktan hazırladım. Teşekkür ederim. İç ve tekrar denemeye gel, tamam mı? Her zamankinden mi? Pat, sonradan gelen çocuk kimdi? Tanıyor musun onu? Sadece hazırlıksız yakalandığım biri. Şöyle yapalım. Biz de onu fakültesinde hazırlıksız yakalayalım! Tamamdır! Bu akşam eve gitmem lazım. Onu zaten bayağı bir benzettik. Bize bir kere daha bulaşmaya götü yemez. Hayır, olmaz! Arkadaşına yaptığına baksana! Yüzünü görmüyor musun? Lanet olsun! Sandığın kadar kolay bitmeyecek bu iş, Pat. Bak. İnsanlar videoyu paylaşıp duruyor. Bu yolu buldular demek. <i>Karantinadan sonra daha yeni açtık mekanı.</i>
10:56
<i>Gidip başka yerde kavga edin.</i> <i>Masalarınıza dönün.</i> Kahretsin! Beğenmeye devam ediyorlar. Çocuklar! Beni videoya çekmeyi unutmayın. Hepsinin parmaklarını kıracağım. İşte benim adamım! Yapmalı mıyız? Evet. Gidelim. Pran, tabağını uzat. Harika kokuyor. Öyle mi? Elimden geleni yaptım. Dur bakalım! Bu şarkının ziyafetine yakışacağına eminim. Değil mi ama? Artık yiyebiliriz. Şimdi başlıyorum. Dur, baba! İyi çocuk seni. Iyyy! Neden o kaşığı da ağzına sokup yemiyorsun ki? Of ya! Kendine yeni bir parça al. Bırak yesin, karnı açtır. Ağzını şapırdatma. Pat, annen bana sınıf başkanı olarak seçildiğini söyledi. Kıdemliler tarafından seçildim. Düşündüğün kadar zor bir seçim değildi. Ragbi maçından altın madalya kazan. Belki o zaman övünmene izin veririm, Tiger! Sınıf başkanı mı?
12:34
Mimarlık öğrencisi olduğun için yapman gereken bir sürü şey oluyor, buna vaktin var mı? Benim de korktuğum şey bu. Ama arkadaşlarım oy verdi, bu yüzden sanırım idare etmeyi öğrenmem gerek. Bu arada, yurt ücretini ödedin mi? Evet, anahtarları çoktan aldım. Şunu al. Bu ne? Müsait olduğunda odamı temizleyevir sana zahmet. Orası senin odan! Sen yap. Çamaşırlarını yıkamam yeterince cömert biri olduğumu hissettirmiyor mu sana? Gömleğine ne oldu senin? Karşı komşunun oğluna sor. Ne... Pran'la karşılaştık. Aynı üniversiteye gidiyoruz. Döndü mü o? Geçen gördüğüm motosikletin üzerindeki çocuk oydu o zaman. Her zamanki gibi ateş ediyordu resmen. Ne dedin sen az önce? Onu tanıyor musun? Tanımıyorum. Hangi fakültede? Mühendislik. Ve bugün Wai'yle kavga etti. Sana zarar verdi mi, Pran? Kıçına tekmeyi bastığını falan söyleme bana. Yok daha neler. Kim bana zarar vermeye cesaret edebilir? İyi. Okuduğu fakültedeki öğrencilerin ağzı bozuk oluyor genelde. Benim zamanımda, fakültemdeki kızlara laf atıp dururlardı.
13:53
Ben de peşlerine düşüp cezalarını verirdim. Gururlu görünüyorsun. Tabii ki. Biz zarar görürsek, onlar da görür. Harikasın, baba! Serseriler. Babası ve oğlu... Hepsi aynı. Ondan uzak dur. Onun için değmez. Sana bulaşmaya çalışırsa, hocalarına şikayet et. Tekrar karşılacağınızı önceden bilseydim... ...senin buraya transfer gelmene karşı çıkardım.

DOWNLOAD SUBTITLES: