ENG SUB《陈情令 The Untamed》EP35——主演:肖战、王一博、孟子义

ENG SUB《陈情令 The Untamed》EP35——主演:肖战、王一博、孟子义

SUBTITLE'S INFO:

Language: Turkish

Type: Human

Number of phrases: 545

Number of words: 1925

Number of symbols: 11313

DOWNLOAD SUBTITLES:

DOWNLOAD AUDIO AND VIDEO:

SUBTITLES:

Subtitles prepared by human
01:56
Yabani 36. Bölüm Lan Zhan, otur. İç bunu. Lan'er, bana Wei abi de. Wei abi. Ne oldu? Alın bandın yamulmuş. Yamulmuş? On altı yıl oldu. Lan Zhan'ın alkole dayanıklığı hala aynı. Bir kadehte gidiyor. Lan Zhan. Lan Zhan. Wen Ning, gerçekten sensin. Nasıl? Beni tanımadın mı? Bu ne böyle? Düzgün dur. El. Wen Ning, çıplak eliyle bile demiri eritebilirdi, üstünde böyle bir şeyin kalmasına imkan yok. Bu zincir, biri onu tutsak etmiş olabilir. Wen Ning'i bırakan, kendi başına düşünmesine izin vermiyor olmalı. Başkalarının emirlerine itaat etmesi için, bilincini zedelemiş olmalı. Öyleyese, Elbette... O gün, ben ve ablam Jinlintai'ya gittik. Lider Jin tarafından kapatıldık. Sonra hafızam git gide bulanıklaşmaya başladı. Sanki karanlık bir yere kapatılmıştım. Bazen biri gelip kontrol ediyordu. Ta ki, senin flüt sesini duyana kadar. Kim seni hapsetti? Ne zamandır kafatası çivisiyle kontrol ediliyorsun? Bunları hatırlıyor musun? Wen Ning. Ne yapıyorsun?
08:23
Efendim. Özür dilerim. O kadar yıl oldu, hala böyle misin? Tamam. Efendim. Şu haline bak. Daha önceden böyle dik durup konuşamaz mıydın? Ama, her şey benim yüzümden oldu. Ben olmasaydım, siz ve ablam zorluk çekmezdi. Her şey seninle başladı, gerçekten yücesin. Eğer gerçekten böyleyse, korkarım seni binlerce kez de küle çevirseler yetmez. Bugüne kadar nasıl ölmedin? Ben... Ben... Wen Qing haklıydı. Sen bir silahsın, hem de değerlisinden. Kim böyle değerli bir şeye ilgi duymaz? O zamanlar, Lanling Jin ailesi seni ve ablanı küle çevirdiklerini duyurmuşlardı. Şimdi, sen, Hayalet General hala hayatta değil misin? Üstündeki şeyin böyle şıngırdaması da hoş değil. Bir kılıç bulup kesmek lazım. Şöyle, sen beni burada bekle. Ben hana döneyim. Eğer Lan Zhan hala uyanıksa, boş ver. Uyuyorsa, Kılıcı Bichen'ı alıp gelirim. Lan Zhan. Uyanmışsın. Az önce Bichen'ı ödünç alacağım dedim kesinlikle çalmak değil. Lan Zhan. Sen... Lan Zhan. Lan Zhan, şu haline bak. Sarhoşken bir de dışarı çıkmışsın! Git uyu. Dur.
11:06
Lan Zhan, özür dilerim. Sanırım dönüş yolunu... Lan Zhan, ne yapıyorsun? Lan Zhan, ne yapacaksın? Lan Zhan. Lan Zhan, sen... Tut. Bana neden horoz veriyorsun? Ne yapıyorsun? Bunların sahibi var. Bu yaptığın hırsızlık, bilmiyor musun? Etli butlu değil mi? Etli... Etli butlu. Muhteşemsin. Al, hepsi senin. Zavallı Lan Zhan, büyük bir ailede doğup üç bin aile kuralı yüzünden şaşkına dönmüş. sarhoş olunca benden bile daha deli oldu. Lan Zhan. Yine ne yapıyorsun? (Lan Wangji buradaydı.) Lan Wangji buradaydı. Lan Zhan, ortalığı karıştırmayalım, tamam mı? Gidip uyuyalım. Söz dinle. Gidelim, yürü. Yürü, hadi. Lan Zhan biraz bekle. Kıpırdama. Lan Zhan, bitti, gidelim. Hadi. (Lan Wangji buradaydı.) (Wei Wuxian de buradaydı.) (Lan Wangji buradaydı.) Lan Zhan, ışığı sen mi söndürdün? Lan Zhan'ın hareketlerini çok iyi biliyor... Yoksa... Lan ailesinden biri mi? Teşekkürler. Işınlanma Tılsımı. Lan Zhan. Lan Zhan, çoktan gitti. Lan Zhan, tamam tamam, gitti.
15:50
Söylemeliyim ki, beni gerçekten yordun. Bir dahaki sefere sana asla içki içirmem. Susadım. Su. Tamam. Doldurayım. Sıkı tut. N'apıyorsun? İçindeki suyu içeceksin. Yeter, yeter. Şu haline bak, Lan Zhan. Bence ayıldıktan sonra, en iyisi hiçbir şeyi hatırlama. Yoksa kimsenin yüzüne bakamazsın. Lan Zhan, bu kaç? İki. O zaman şimdi soru cevap zamanı. Sen hiç Bulutlu Kanyon'un İmparatorun Gülücüğü'nü içtin mi? Hayır. Hiç kuralları çiğnedin mi? Çiğnedim. Tavşanları seviyor musun? Seviyorum. Lan Zhan, sonun da kabul ettin. Neden bana yardım ediyorsun? Pişmanım. Neden? Bitmeyen Gece'de, senin tarafında durmadım. Yıllarca, beni mi aradın? Lan Zhan, unutma. Bu meselenin seninle biraz bile alakası yok. Ayrılmak ve sinsi büyü çalışmak benim kendi seçimimdi. Anladın mı? Lan Zhan, ne yapıyorsun? Lan Zhan, anladın mı anlamadın mı?
19:41
Gece oldu, uyuyalım. Bur, koşma, koşma. Koşma, koşma, dur! Dur. Güneş düştü. Atışa başlamamıştık, hemen düştü. Şimdi kim lider olacak? Tabii ki ben, ben Jin Guangyao'yum. Lanet Wen ailesini ben öldürdüm. Ben, Nie Mingjue'im En çok savaşı ben kazandım. en çok esiri de ben ele geçirdim. Lider benim. Ama ben majesteleriyim. Majesteleriysen ne olmuş? Benim üçüncü kardeşimsin. Beni gördüğünde korkup kaçmıyorsun sanki? Seni kısa ömürlü! Jin Zixuan, sen benden önce öldün, sen daha kısa ömürlüsün. Kısa yaşadıysam ne olmuş, ben üçüncü oldum. Göstermelik üçüncü oldun bir kere. Tamam, tamam. Kavgayı bırakın. Ben, Üç Yıkım Ustasıyım (Jiang Cheng). En güçlüyüm. Bırakın da ben lider olayım. Değil mi, Hanguang Jun? Peh! Efendiler, size bir soru sorabilir miyim? Ne soracaksın? Sormak istediğim, Yiling Reisi Wei Wuxian neden yok? Er Wa, San Pang! Çok kaşındınız! Eve gelip yemek yemek yerine oyun oynuyorsunuz.
22:24
Çabuk buraya gelin! Kaçın! Yiling Reisi geliyor! Çabuk buraya gelin! Bir de kaçıyorsunuz! Kaçın. Lan Zhan, uyanmışsın. Dün gece, Ben... Sen... Dün gece hiçbir şey yapmadın. Çok konuştun sadece. Ne dedim? Aslında, pek bir şey değil. Aslında dedin ki... Mesela, Seviyorum... Tavşanları seviyorum. Tavşan seviyorsan ne olmuş? Tavşanlar o kadar tatlı, onları kim sevmez? Ben de seviyorum. Yemeği. Dün gece gerçekten ne yaptım? Hiçbir şey. Dün gece gerçekten hiçbir şey yapmadın. Sadece seninle eğleniyordum. Lan Zhan. Şimdi önemli şeylerden bahsedeceğim. Söyle. Dünkü hayalet yüzlü adamı hatırlıyor musun? Gerçekten çok yetenekliydi. O kadar ki Işınlanma Tılsımını kullandı. Ayrıca yüzünde ve kılıcında büyü vardı. Yüzünde neden büyü olduğunu anlayabiliyorum. Tanınmaktan korktu. Ama neden kılıcında büyü vardı? Sıradan bir keşiş kılıcına büyü yapmaz. Çünkü bu gerekli değil. Eğer kılıcı, herkes arasında çok bilindik değilse tabii. Yani birileri kılıcı gördüğünde tanırsa kimliği açığa çıkar. O yüzden saklamak zorunda. Ayrıca dün sizin kavganıza şahit oldum.
24:23
Lan ailesinin hareketlerini iyi biliyor gibiydi. Lan Zhan. İyice düşün tanığın biri miydi? Hatta, Lan ailesinden olabilir mi? Değil. Bana inan. Hanguang Jun asla yalan söylemez, söylediğin kesin doğrudur. Sadece bu iş giderek karmaşıklaşıyor. Ne olursa olsun, bu kişinin Kızıl Kılıç Ustası'nın ölümüyle kesin ilgisi var. Yoksa, kötülük bastıran Qiankun kesesini çalmaya çalışmazdı. Çabuk olmalıyız. Önümüze geçmemeli. Ama nereye gideceğiz? Doğu Shu. Lan Zhan. Doğru yolu gösterdiğinden emin misin? Çok tuhaf. Bu yoldan insan geçiyormuş gibi görünmüyor. Lan Zhan. Kasaba halkına mı sorsak? Amca, bir şey sormak istiyorum. Bu yol nereye çıkıyor? Bu yol Yi kasabasına çıkıyor. Orası, uğursuz bir yerdir. Orada yaşanlar, ya kısa yaşar ya da tuhaf bir şekilde ölü verirler. Zamanla, Yi kasabası ismini aldı. Teşekkürler amca. Dikkatli olun. Lan Zhan, hadi gidelim. Ne dedi? Bu yol Yi kasabasına çıkıyormuş. Taşın üzerindeki karakter Yi. Yiğit anlamındaki Yi mi? Hem doğru hem de yanlış. Nasıl? Karakter, Yi karakteri. Ama yiğit anlamındakş değil.
27:20
Tabut Evi anlamındaki Yi. Amca dedi ki, eskiden beri, bu kasabada yaşayanlar genellikle kısa ömürlü oluyormuş. Ya ömürleri o kadarmış ya da tuhaf bir şekilde ölürlermiş. O yüzden kasabada çok fazla tabut varmış. Ayrıca burada, tabutlar, para kağıdı ve diğer cenaze eşyaları bolmuş. Tabut yapsınlar ya da kağıt kuklalar yapsınlar hepsi çok yeteneliymiş. O yüzden bu isimle anılıyor. Amca bir de son zamanlarda kasabaya pek giden olmadığını söyledi. Yemek taşıyanlar hariç kimse dışarı çıkmazmış. Etrafta da kimseler görünmezmiş. Bu yol da bakımsız kalmış yıllardır kimse geçmemiş. Gerçekten zor yürünüyor. Dikkat et. Fengshui gerçekten kötü. Berbat bir yer. Lan Zhan. Eğer biri sisi fırsat bilip aramızdan yavaşça geçerse, korkarım ikimiz de fark etmeyiz. Sessiz ol, dikkat et. Bu kağıt kukla kafası. Karanlık malla olmalı. (Malla: budizm ile ilgili bir terim) Dikkat et, tedbirli ol. Kim? Jin Ling. Sizhui. Yine mi sen? Ben de yine mi sen diye sana soracaktım. Efendi Mo, sen de buradasın. Hanguang Jun de burada, değil mi? Gelmiş olmalı, şu Bichen. Evet. Geldi, geldi. Ama önce bana söyleyin siz neden buradasınız? Sakın bana birlik olup
30:25
gece avına geldiğinizi söylemeyin. Burası neden bu kadar tuhaf? Bir kişi bile yok. Gün ortasın tuhaf bir sis çöktü. Ayrıca bir dükkan bile açık değil. Önemli olan bu değil. Önce bana neden buraya geldiğinizi söyleyin. Uzun hikaye. Şehre girdikten sonra, sis çok yoğundu kaybolmaktan korktuk, o yüzden bir araya geldik. Birden bir ses duyduk. O zaman bu kadar hızlı değildi. Biraz, biraz, çok yavaştı. Bir de karşıdan sislerin içinde yavaş yavaş yürüyen kısa birinin gölgesini gördük. Üzerine doğru koşunca kayboldu. Ondan sonra bu ses hep bizi takip etti. Kasabaya gidiğimizden beri bu yolu takip ettik yönümüzü hiç değiştirmedik. Yine de buradan çıkamadık. Kılıcınızı kullanıp uçup bakmayı denemediniz mi? Denedik. Yukarı doğru uzun bir süre uçtuğumu hissettim. Ama aslında o kadar yükselememişim. Bir de gökyüzünde dolaşan belli belirsiz gölgeler var. Ne olduğunu bilmiyorum, başa çıkamamaktan endişe edip aşağı indim. Sis zehirli olabilir mi? Bu sis zehirli değil. Bu kadar uzun süre durduk, öldük mü? Bilseydim Tanrıça'yı da getirirdim. Hepsi sizin o eşeğiniz yüzünden. Biz senin köpeğini suçluyor muyuz? Önce o ısırdı. Küçük elma da onu çifteledi tabii. Kimin suçu? Şimdi ikisi de hareket edemiyor. Bekleyin.
31:50
Küçük Elma'm ısırıldı mı? O eşek benim Tanrıça'mla kıyaslanabilir mi? Tanrıça'yı bana amcam hediye etti. Ona bir şey olursa, on bin eşek bile ödeyemez bunu. Tamam, sana söyleyeyim. Lianfang Zun'le beni korkutamazsın. Benim Küçük Elma'm Hanguang Jun'ün hediyesi. Küçük Elma'yı nasıl dışarı çıkarırsınız? Bir de yaralanmış. Yalancı! Hanguang Jun böyle bir şey hediye etmez. Özür dilerim, Efendi Mo. Küçük Elma...Eşeğiniz. Bulutlu Kanyon'da hergün gürültü yapıyordu. Büyüklerimiz hep şikayetçiydi gece avına giderken onu da götürmemizi istediler. O yüzden biz... O eşeği gördüğüm anda sevmedim. Bir de Küçük Elma mı diyorsun? Aptalca. Küçük Elma'ysa ne olmuş? Elma yemeği sevdiği için ismi Küçük Elma. Ne kadar sade! Bu isim baktığın o şişko köpeğe verdiğin isimden bin kat daha güzel. Tanrıça'nın neresi şiman? Onun kadar güçlü bir köpek arasan da bulamazsın. Neden sustun? Susturma Büyüsü. Karanlık Kaplan Tılsımı. Nasıl olur? Bu benim Karanlık Kaplan Tılsımım değil. Benim kuklalarım asla kolayca parçalanamazdı. Görünüşe göre düşündüğüm doğruymuş. Karanlık Kaplan Tılsımını biri gerçekten onarmış. Ama yarısı sadece. O kadar güçlü değil. Size ne oldu? Sise karışan tozlar hem acı hem tatlı ve balık gibi kokuyor, iğrenç. Buradan gidelim. Ama hiçbir şey göremiyoruz.
34:34
Ne tarafa gideceğiz? Qiankun kesemi mi çalmak istiyorsun? Ama pek iyi göremiyorsun. Ruh Hapseden kesemi alıp ne yapacaksın? Lan Zhan. Hayalet gibi davranan geldi. Lan Zhan, yaralanmışsın. İmkansız. Doğru. Bu tarafa doğru. Az önce o tozu kim soludu? Ayakta duramıyorlar. Dillerinizi gösterin bana. Biri kuklaların üzerine zehir sürmüş. Tebrikler, zehirlendiniz. Ne tebriği? Daha sonra anlatacağınız bir tecrübeniz oldu işte. Efendi Mo, onlara bir şey olacak mı? Şimdilik bir şey olmaz, ama, zehir kana karıştığında, bütün bedene yayılıp kalbe girerse kurtulamazlar. Ne olacak? Ölülere ne oluyorsa o olacak. Peki, ne yapacağız? Ne yapacağız? İyileşmek istiyorsunuz, değil mi? Tamam. Beni iyi dinleyin. Bundan sonra, herkes benim sözümü dinleyecek. Hepiniz dinleyeceksiniz. Tamam. Tamam, düzgün durun. Zehirlenmeyenler zehirlenenleri taşısın. Taşırken unutmayın baş ve kalp yukarıya doğru baksın. Yürüyebilirim neden taşısınlar? Kardeşim, eğer ortalıkta gezinirsen, kan akışın hızlanır, zehir daha çabuk kalbe ulaşır.
37:15
O yüzden az hareket edin, anladınız mı? Anladım. Yürüyün. Gel. Selef Mo, nereye gidiyoruz? Kasabadan çıkmamız imkansız, kapıları çalalım. Buradaki evlere mi girmemizi istiyorsun? Dışarısı böyleyken çok tehlikeli. Ya evlerin içinde saklanan bir şey varsa şu anda bizi gözetliyorsa ne olacak? Doğru. Dışarısı mı içerisimi daha tehlikeli söylemesi zor. Ama dışarısı böyleyken, içerisi daha kötü olamaz herhalde. Hadi. Zaman kaybedemeyiz, daha zehri temizleyeceğiz. Yürüsene. Evde kimse yok, çabuk gelin. Kim sana kimse olmayan yer bul dedi? Birisi olan bir yer bul. Aramaya devam et. Önceden neden söylemedin? Kimse var mı? Afedersiniz kimse var mı? Nine. Dükkan sahibi siz misiniz? Evet. Hanımefendi. Buraya ilk defa geliyoruz. Sisten dolayı yönümüzü kaybettik. Yürümekten yorulduk. Acaba buraya girip dinlenebilir miyiz? Dükkanım dinlenmek için değil. Ama hanımefendi, buradaki diğer dükkanlarda kimseler yok. Hanımefendi bir iyilik yapamaz mısınız? Gerçekten girmemize izin mi verdi? Saçmalama, ayağım burada takılı kaldı.
39:34
İstese de kapatamaz. Eğer içeri sokmazsa, Kapıyı tekmeleyeceğim. Hanımefendi. Neden mumları yakmadın? Mum masanın üstünde. Kendiniz yakın. Bunların hepsini siz mi yaptınız? İyi işçilik. Bu yaşlı kadında kesin bir tuhaflık var. Sen... Sen gerçekten deli değilsin. Kim deliyim dedi? Neden maske takıyorsun o zaman? Seviyorum, olamaz mı? Şekli ne kadar eşsiz. Neden iğneye ip geçirirken ışık yakmıyorsunuz? Bana bırak. Nine, mutfağınızı kullanabilir miyim? Mutfak arka tarafta. Kendin hallet. Teşekkürler. Oraya girmeyelim. İçeride tehlikeli bir şey olmasa da, burada her yer tuhaflıklarla dolu. Başkasının evindeyken uslu dursak iyi olur. Bana yardım edecek biri lazım, kim gelmek ister?

DOWNLOAD SUBTITLES: