ENG SUB《陈情令 The Untamed》EP34——主演:肖战、王一博、孟子义

ENG SUB《陈情令 The Untamed》EP34——主演:肖战、王一博、孟子义

SUBTITLE'S INFO:

Language: Turkish

Type: Human

Number of phrases: 554

Number of words: 1965

Number of symbols: 11603

DOWNLOAD SUBTITLES:

DOWNLOAD AUDIO AND VIDEO:

SUBTITLES:

Subtitles prepared by human
01:56
Yabani 34. Bölüm Tanrıça! Lan Zhan, kurtar beni! Neyseki tam zamanında geldin. Dünyanın çivisi çıkmış! Şu büyük ailelerin öğrencileri de ne havalı! Ne havalı! Ahbab, Biraz önce yaptığın şey için teşekkür ederim. Teşekkür hediyesi olarak kabul et. İndirin yaparsın. Tanesi üç wen. Yine de ederi var. Bu nasıl bir teşekkür hediyesi? Gerçekten teşekkür etmek istiyorsan, onu daha yakışıklı çiz. Tamam, tamam. Nasıl diyorsan öyle olsun. Ama şimdi bunların hepsi senin. Gitme. Sana bir şey sormak istiyorum. Burada uzun zamandır ticaret yaptığını söyledin, son zamanlarda tuhaf bir şey duydun mu ya da gördün mü? Doğru kişiye geldin. Uzun zamandır buradayım. Herkes bana Qinghe'nın bilmişi der. Ne tür bir tuhaflık soruyorsun? Mesela şeytan avlama, tuhaf öldürülme vakası, aile katliamı gibi şeyler. Burada öyle şeyler yok. Ama dümdüz iki üç km gidersen yürüyüş patikası diye bir yer var.
05:22
Ama en iyisi oraya gitme. Neden? Yürüyüş patikasının diğer ismi adam yiyen patikası. Neden acaba? Çünkü yolda insanları yiyen bir şeytan var değil mi? Yaklaş, yaklaş. Söylentilere göre o dağda adam yiyen sığınağı varmış. Oradaki yaratıklar insan yermiş. Eğer biri yanlışlıkla içeri girerse, mutlaka yenir yutulurmuş. Kemikleri bile kalmazmış. Cesetleri bile bulunamadı. Hiç istina yok. Korkunç değil mi? Gerçekten çok korkunç. Ama kemikleri bile geriye kalmamış olsa da, nasıl onların yendiğini biliyorsunuz acaba? Sen... Biri görmüş tabii. Ama az önce dedin ki kim oraya girerse kemikleri bile kalmazmış. İstisna yokmuş. Kim bu böyle? Bu kadar güçlü. Canlı olarak girip bir de haber uçurmuş. Sen... Her neyse söylenti bu. Ben de bilmiyorum. Peki biliyor musun patikada kaç kişi yenmiş, ne zaman yenmiş, kaç yaşındalar, cinsiyetleri ne, soyadları ne, isimleri ne, nerede yaşıyorlarmış? Bunları bilmiyorum. Qinghe'nın bilmişi? Dur, dur, dur. Gitmesene. Bir soru daha, son soru.
06:51
Yürüyüş patikası Qinghe'da, değil mi? Qinghe da Nie ailesinin sınırlarında, değil mi? Eğer patikada gerçekten insan yiyen canavarlar varsa, Nie ailesi nasıl görmezden geliyor? Nie ailesi? Eğer eski Nie ailesi olsaydı, tabii ki görmezden gelmezlerdi. Söylenti duyulur duyulmaz hemen koşarak canavarların çıktığı yere giderlerdi. Ama artık Lider Nie o hiçbir şey bilmeyen değil mi? Bilmiyorum. Bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. (Qinghe Nie ailesinden Nie Huaisang) Lütfen. Lütfen bana sormayın. (Qinghe Nie ailesinden Nie Huaisang) Lütfen. Lütfen bana sormayın. Gerçekten hiçbir şey bilmiyorum. O ne yapabilir ki? Hiçbir şey bilmeyen? Hiç düşünmezdim kardeş Huaisang'ın bir gün Nie ailesinin lideri olacağını. Bir de "Hiçbir Şey Bilmeyen" diye lakap takmışlar. Ama nasıl oldu da o cesur Kızıl Kılıç Ustası birden bire öylece öldü? Ben de kendi gözlerimle görmedim. Sadece şeytan tafından ele geçirildiğini duydum. herkesin içinde birden ölmüş. Köpek! Köpek! Köpek! Köpek! Wei Ying. Köpek yok. Bana öyle bakma. Neden köpeklerden korkuyorsun? Bana neden diye sorma.
08:56
Lan Zhan. Söyleyeceğim oldu mu? Söyleyeceğim. Ben... Ben küçükken dışarıda yaşardım köpeklerle yemek için kavga ederdim. Neyse ki Jiang amca beni Lotus Koyu'na aldı. Ama Jiang Cheng da Xiaoai'yı Feifei'yi ve diğerlerini göndermek zorunda kaldı. Şimdi benim yüzümden Jin Ling de... Aynı ailen olmalarına şaşmamalı. Jiang Cheng gibi benden nefret ediyor. Lan Zhan, gidelim. Bu, bu, bu... Bu sefer o değil mi? Uzak dur. Neyden saklanıyorsun? Boş ver, boş ver. Saklanayım, sonra konuşuruz. Jin Ling'in köpeği. Havlamasına bakılırsa kesin bir şey oldu. O... o.... o zaman. O zaman gidip bakalım. Hanguang Jun, yürüsene. Sen yürümeden ben nasıl yürüyeyim? Önce kolumu bırak. Burada şaşırtma tuzağı var. Birileri tarafından kurulmuş olmalı. Görünüşe göre patika hakkındaki söylentiler asılsız değilmiş. Lan Zhan. Baksana. Neden sadece havlama sesini duyuyordum ama köpek görmüyorum? Köpeğin ruhani enerjisi var. Sınırı delemez. Belki de tuzağın dışında kalmıştır. Ya Jin Ling? Jin Ling de tuzağın dışında mı kalmıştır? Jin Ling dışarıda kalsaydı, bu kadar sabırsız olmazdı. Haklısın. Ama içeri nasıl gireriz?
12:13
Lan Zhan, beni bekle. Bu kesin Jin Ling'in açtığı taş sığınak. İçeri girince bir şey olmuş olmalı. Gidelim. Nasıl? Çok gürültülü. Burada ruh var. Jin Ling. (Kılıç Tapınağı) Jin Ling. Jin Ling! Jin Ling! Jin Ling! Tuhaf. Neden her yerde bıçak var? Ruhla iletişime geç. Burada. Benim için ona sor. Burası neresi? Ne için kullanılıyor? Ve kim tarafından yapıldı? Ne dedi? Bilmiyorum. Dedi ki bilmiyorum. Çok iyisin, Lan Zhan. Beni nasıl susturacağını bile öğrenmişsin. Bu sefer biliyorum. Yine bilmiyorum dedi, değil mi? O zaman ona yine ne sordun? Neden öldüğünü? Ama suikaste kurban gitseydi, neden öldüğünü gerçekten bilemezdi. Lan Zhan. O zaman sorsana, kim tarafından öldürüldü? Buraya kapatılmış bir ruh bir, neresi olduğunu bilmiyor; iki, neden öldüğünü bilmiyor; üç, kimin öldürdüğünü bilmiyor. Hiçbir şey bilmeyen bir ruh ilk defa görüyorum cidden. Lan Zhan, Nie Huaisang olmasın? Şaka yapıyorum. Öyle durma. Lan Zhan, kız mı erkek mi diye sorsak ya?
18:20
Bunu da bilmiyor olamaz. Erkek. Sonunda bir cevap verebildi. Lan Zhan. Sorsana. 15 - 16 yaşlarında biri buraya girmiş mi? Girmiş. O zaman şimdi nerede? Burada olduğunu söylüyor. Yani bu taş sığınakta mı diyorsun? Ama az önce her yeri dikkatlice aradım. Hiçbir şey görmedim. Lan Zhan. Bizi kandırıyor olmasın? Buradayım. Kandırmam. Ne sordun yine? Kaç yaşında, nereli. Neymiş? On altı yaşında, Lanling'den. Jin Ling mi? Jin Ling. Jin Ling. Jin Ling! Jin Ling! Lan Zhan, nerede o? Olduğun yerde kal. Güneybatıya dön. Müziğimi dinle. Bir ses. Öne bir adım. Müzik durduğunda, karşında olacak. Yoksa duvarın içinde mi? Jin Ling. Jin Ling. Jin Ling! Lan Zhan. Bak. Başın üstünde. Ayağın altında. Güneydoğu, kuzeybatı. Ayakta. Oturuyor. Yatıyor. Çömelmiş. Burası neresi böyle? Jin Ling. Lan Zhan. Burada daha fazla kalamayız. Dışarıda tuhaf bir şey var. Gidip bakalım. Lan Zhan. Hemen takip et! Ben takip edeyim. Sen ve Jin Ling... Patikanın aşağısına götürürüm. Sen önden Qinghe'ya gidip kalacak bir yer bul.
24:38
Doğru ya, geçen sefer karşılaştığım şifacının orada han var. Beni orada bekle. Hadi peşine düş! Gözle görülmeyecek kadar uzaklaşacak. Geleceğim. Lan Zhan! Dikkatli ol! Küçük görünüyor ama aslında çok güçlü. Lanet lekesi. Kim onu lanetlemiş olabilir? Yoksa adam yiyen sığınağında mı oldu? Neyse ki hala göğsüne ulaşmamış. Ne yapıyorsun? Neden kıyafetlerimi çıkarıyorsun? Kılıcım nerede? Köpeğim nerede? Bu kadar endişelenecek ne var? Seni o kadar zorlukla duvardan çıkardım. Bir teşekkür bile etmiyorsun. Beni kurtarmasaydın çoktan defalarca ölmüştün. Yapma. Beni dinle. Bir kere ölmek yetti bana. Söz dinle. Kılıcını indir. Jin Ling. Bu yeşim süs... Onu bana annem bıraktı. Dokunma ona. Xian. Bunu sonradan babamın kitap odasında bulmuştum. Senin için bırakılmış olmalı. Al bunu. Ne yapıyorsun? Neden koşuyorsun? Jin Ling! Ne acayip! Ne acayip bir çocuk! Bir kaç laf söyledim diye ortadan kayboldun. Çirkef misin sen? Sinirlerin gittikçe kötüleşiyor. Hayır. Jiang Cheng. Bir şey olmadan dönmedim mi işte? Nasihati bırakır mısın? Bir şey olmadı? Şu haline bak. Çamurda yuvarlanmış gibisin hala bir şey olmadı diyorsun. Öğrenci kıyafetlerinle hem de, ne rezalet. Çabuk üstünü değiştir.
28:10
Söyle bugün kiminle karşılaştın? Söyledim ya kimseyle karşılaşmadım. Düştüm sadece, öylesine koşuyordum. Beni böyle tutamazsın. Artık üç yaşındaki çocuk değilim. Sana karışamam artık yani? Beni dinle otuz yaşında olsan da seni böyle tutarım. Bir daha tek başına ortalıkta dolaşırsan kırbacımın tadına bakarsın. Sadece başkaları yardım etmesin diye başkaları karışmasın diye tek başıma gittim. Başka bir şey söyleme, Jiang Cheng çirkef kadınlar gibi olduğu konusunda haklıymış. Peki şimdi ne buldun? Amcanın verdiği siyah yeleli köpek nerede? Lan Zhan tarafından kim bilir hangi köşeye götürülmüştür. Sen... Sen... Sakın yapma. Sen mi çıkarırsın yoksa yine mor yıldırımı mı kullanayım? Sen.... Bana söyleyecek bir şeyin yok mu? Gerçekten sana ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Gerçekten pişman olmak nedir bilmiyorsun. Asıl sen hiç yol katetmiyorsun! Tamam, bakalım yol katetmeyen asıl kimmiş. Abla! Çabuk kov onu! Abla! Az önce kime sesleniyordun? Hala benim karşımda onu anabiliyorsun. Doğru ya, Yiling Reisi asla bir şeyden çekinmez. Doğru yolda olan ailelerle olmaya da yanaşmaz. On altı yıl oldu. Lan Wangji hala seni korumaya çalışıyor.
32:35
Ama, o da seni koruyor olmayabilir. Wen Ning'in yaptığı şeyleri Gusu Lan ailesinden kimse unutamaz. Onun gibi dürüstlüğü herkes tarafından övülen biri sana tahammül edemez. Belki de seni kurtaran kişiyle aralarında gizli bir anlaşma vardır. Jiang Cheng! Ne dediğine dikkat et! Hiçbir zaman dikkat etmem. Yoksa unuttun mu? O da doğru. Bana söylediklerine dikkat et demeye yüzün var yani. O gün Dafan Dağında, Jin Ling'e onları söylerken sen dikkat ediyor muydun? Gerçekten anne terbiyesi almamışsın. Sen! Anne terbiyesinden yoksun. Güzel sövdün. Cidden biliyorsun bu işi. Bugün Jin Ling'in arkasından konuşuluyorsa hepsi senin yüzünden. Büyük insanların hafızası zayıf olurmuş. Kendi söylediğin sözleri unuttun. Ettğin yemini unuttun. Ama sakın unutma anne babasının nasıl öldüğünü. Unutmadım! Ben sadece... Sadece ne? Ben sadece... Söyleyemiyor musun? Önemli değil. Lotus Koyu'na dönebilirsin. Annemin önünde siz çöküp açıklarsın. Kim Lotus Koyu'na dönmek istemiyor? Rüyamda bile Lotus Koyu'na dönmek istiyorum. Fısır fısır ne diyorsun öyle? Hiçbir şey. O nerede? Kim? Wen Ning nerede?
34:10
Nerede o? Bilmiyorum. Köpeğinin nerede olduğunu nasıl bilmezsin? İnanır mıyım sence? İnan ya da inanma, gerçekten nerede olduğunu bilmiyorum. Peki. O gün Dafan Dağında, herkes seninle onu gördü. Jiang Cheng. O kadar zaman geçti. Hala o kadar nefret mi ediyorsun ondan? Wei Wuxian, ondan nefret edip etmediğimi mi soruyorsun? Demek nefret edip etmediğimi soruyorsun. O olmasaydı, Jin Zixuan ölür müydü? Ablam ölür müydü? Siz olmasaydınız... Jiang ailesi ne hata yaptı da bizden böyle intikam aldın? Jiang Cheng! Sakin ol. Hiç düşünmedin mi Wen Ning şimdiye kadar neden yaşadı? Dayı. Dayı. Uslu uslu otur dememiş miydim? Neden geldin? Sana söylemem gereken önemli bir şey var. Neymiş? O kadar azarladım laf çıkmadı ağzından şimdi mi söylüyorsun? Az önce beni azarladığın için olmasın? Dinliyor musun? Yoksa gidiyorum. Çabuk söyle de git. Bugün kesinlikle çözülmesi zor bir olay oldu. Galiba Wen Ning'i gördüm. Ne zaman? Nerede? Bu öğleden sonra. Güneye doğru birkaç kilometre uzakta bir harabe var. Orasının çok tuhaf olduğunu duyup gittim. Kim bilirdi orada birinin saklandığını. Neden daha önce söylemedin? Emin değildim. Çok hızlıydı. Çok hızlıydı, sadece belli belirsiz arkasını görebildim.
36:06
Ama geçen sefer Dafan Dağındaki zincir seslerini duydum. O yüzden onun olabileceğini düşündüm. Eğer beni öyle azarlamasaydın sana dönüşte söylemiş olurdum. O yüzden bu sefer onu yakalarsan sadece sinirini suçlayabilirsin. Beni suçlayamazsın. Seninle sonra hesaplaşacağız, defol. Dönünce Lotus Koyu'na gitmedin. Aksine, o Jin Zixuan'in katilini bulmaya gittin. O çoktan bir kuklaya dönüştü. Ben de bir kez öldüm. Bizden ne istiyorsun? Ne mi? Sana söyleyeyim, ikiniz bin kere de ölseniz on bin kere de ölseniz kinim asla azalmayacak. Jin ailesi başaramamıştı. Güzel. Onu bugün kendi ellerimle yakalayacağım. Önüne getireceğim. Seninle birlikte küle çevireceğim. Lider. Lider. Dayı. Gözün üst kattaki kişide olsun. Ne derse desin inanma, dinleme. Ses çıkarmasına izin verme. Islık çalmaya ya da flüt çalmaya cüret ederse, ağzını kapa. Anladım. Anladım. Bir kişiye bile göz kulak olmam mı? Mutlaka göz kulak ol. Döndüğümde burada olmadığını fark edersem bacaklarını kırarım. Siz, benimle gelin. Emredersiniz. Siz ikiniz kapıyı koruyun. Siz ikiniz merdivenleri koruyun.
38:00
Emredersiniz. Ben onunla kalacağım. Gidelim. Köpek! Köpek! Köpek! Umutsuz vaka. Tanrıça bugüne kadar kimseyi ısırmadı. Onun herhangi bir köpek olduğunu mu sandın? Bek...Bekle. Adı ne dedin? Tanrıça. Adı bu. Köpeğe böyle mi isim verdin? Garip olan ne var? Küçükken küçük Tanrıça diyordum. Büyüyünce öyle çağıramazdım. Büyük ya da küçük olmasında sorun yok... Bu isim verme şekli... Jiang Cheng'a çekmiş olmalısın. Erkek dediğin böyle şeylere takılmaz. Neden bu kadar ilgileniyorsun? Dayımı gücendirdin, ölmen gerekir. Şimdi seni bırakıyorum. Ödeşmiş sayılırız. Jin Ling. Dayının neden beni yakalamak istediğini biliyor musun? Biliyorum. Wei Wuxian olduğundan şüpheleniyor. Ya sen? Şüphelenmiyor musun? Dayım yakalayamasa da asla peşini bırakmaz. Ayrıca mor yıldırım da seni çıkaramadı. Şimdilik sen olmadığını düşünüyorum. Kim olduğun umrumda değil. Ama... Ne? Maske takacaksan da, Mo Xuanyu'nün maskesini takmasan iyi olur. O gerçekten.. Yüzsüzdü. Başkalarına asılıp... Hayır, hayır. Ödeştik artık. Hadi git. Neden gitmiyorsun? Dayımın yakalamasını mı bekliyorsun? Sana söyleyeyim,
40:30
beni kurtarmış olsan da, sana minnet duymayacağım. Hele o, iğrenç sözleri söylemeyeceğim. Genç adam. İnsanın hayatı boyunca, mutlaka bilmesi gereken iki cümle vardır. Hangi iki cümle? Teşekkür ederim ve özür dilerim. Söylemeyeceğim işte. Kim bana ne diyebilir? Mutlaka bir gün ağlaya ağlaya söylersin. Jin Ling. Özür dilerim. Ne için? Dafan Dağında söylediklerim için. Özür dilerim. Önemli değil. Bunu ilk kez söyleyen sen değilsin. Doğru. Anne terbiyesi almadım. Ama, böyle olduğum için diğerlerimden hiç eksiğim olamaz. Aksine, gözlerini açıp iyi bakmalarını sağlayacağım ben herkesten daha güçlü olacağım. Jiang Cheng! Dinle, açıklayayım! Neyse ki bazı lanet lekelerini gideremesem de kendi üstüme çekebilirim.

DOWNLOAD SUBTITLES: